Yolda giderken, masada otururken, bilgisayar başında, yemek masasında… aklına sürekli bir şeyler gelir. Yazmak ister ama nedense o anda düşüncelerini dökecek bir kağıt, kalem bulamaz. Bulsa da nereden başlayacağını bilemez. O an kafasından geçenler askıda kalır anlayacağın.
Hep, yazılarının bir gün birileri tarafından beğeniyle okunacağını düşünmüştür… Hala da düşünmekte…
Düşünür, taşınır; sonunda bir “blog” açmaya karar verir. “Yazılarımı burada yayınlarsam belki bir gün beni de keşfederler!” der. Ve açar… http://gizyalcin.wordpress.com
Umuyoruz ki: bir gün Giz‘in yazıları da değerli kişilikler tarafından okunur…
gizyalcin@gmail.com